Ve buradan başlar hikaye...

 

Beyaz Yunus, 1980’li yılların başında genç bir denizcinin hayali idi. Denizden yüksek, kayaların tepesinde üç odalı bir taş ev; tarihi zeytin ağaçlarının arasında alçak gönüllü bir balıkçı lokantası ve yamaçlarda Akdeniz'i seyreden meyve bahçeleri...  Aşağısında dalgaların arasında tonoza bağlı bir tekne… 

Hepsi gerçek oldu.

Ufak lokanta ünlendi, adından söz edilir oldu. Hatta fazla söz edilir oldu. Hayaller hayatı ele geçirmeye başlamıştı. 

O lokantanın yerinde şimdi 14 kişiyi ağırlayan, 7 odalı küçük bir otel var artık. Aynı lezzette yemekler, aynı gün batımı ve aynı mehtap bütün romantizmiyle yerli yerinde duruyor hala. Dalgaların konçertosu eşlik ediyor bu romantizme.

Beyaz Yunus, hayallerimizde canlanıp gerçeğe dönüşen bu düş; şimdilerde ziyaretinizi bekliyor.